Bölgedeki gerilim tırmanırken, askeri uzmanlar ve analistler konvansiyonel savaşın sınırlarını ve olası bir nükleer çatışmanın yıkıcı sonuçlarını tartışıyor.
Gazze’deki kara operasyonlarında zorlanan İsrail’in, İran gibi devasa bir coğrafyaya karşı vereceği sınavın "teslimiyet" ile sonuçlanabileceği öngörülüyor.
Coğrafi Gerçekler ve Lojistik İmkansızlık
Analizlere göre, 361 kilometrekarelik Gazze ile 1 milyon 650 bin kilometrekarelik İran kıyaslandığında, askeri matematiğin İsrail ve destekçisi ABD aleyhine işlediği görülüyor. Gazze’ye atılan yaklaşık 200 bin ton bombanın yarattığı etkinin İran ölçeğinde karşılık bulması için yaklaşık 1 milyar ton mühimmat gerektiği hesaplanıyor. Bu devasa lojistik yükün, mevcut küresel üretim ve sevkiyat kapasitesiyle karşılanmasının imkansız olduğu vurgulanıyor.
"Hava Harekatı Yeterli Değil"
İsrail'in Gazze'de hava üstünlüğüne rağmen kara gücüyle kesin bir netice alamamış olması, çok daha gelişmiş savunma sistemlerine sahip olan İran karşısındaki şansını sorgulatıyor.Uzmanlar, sadece hava saldırılarıyla İran gibi derinliği olan bir ülkenin çökertilemeyeceğini, aksine bu tür saldırıların bölgedeki "direniş hattını" daha da kemikleştireceğini belirtiyor.
Nükleer Senaryo ve Stratejik Hata
Gerilimin nükleer bir boyuta taşınması durumunda ise tablonun İsrail için çok daha vahim olabileceği ifade ediliyor. Coğrafi küçüklüğü nedeniyle İsrail’in, özellikle Tel Aviv ve Dimona gibi stratejik bölgelere yönelecek kısıtlı bir nükleer saldırıyla "tarihten silinme" riskiyle karşı karşıya olduğu; buna karşın İran’ın geniş toprak parçası ve dağılmış askeri tesisleriyle böyle bir yıkımdan sağ çıkma kapasitesinin daha yüksek olduğu savunuluyor.
Siyasi Çıkmaz: Netanyahu ve Trump Faktörü
Siyasi cephede ise Başbakan Netanyahu’nun, ABD’yi kendi planlarına dahil ederek bölgeyi ateşe attığı yorumları yapılıyor. Eski ABD Başkanı Trump’ın da bu "blöf" siyasetine dahil olduğu ancak gelinen noktada Washington’ın kendisini içinden çıkılması zor bir savaş sarmalının ortasında bulduğu ifade ediliyor.
Bölgedeki baskının devam etmesi halinde İsrail’in Güney Lübnan ve İran cephelerinde tutunamayacağı, Birleşmiş Milletler nezdinde kurulan mevcut statükonun sarsılacağı ve bölgede kartların yeniden karılacağı bir döneme girildiği öngörülüyor.


YORUM YAZ