Cesur Haber TV - Canlı ve Sesli Yayın Üssü

Translate

İkitelli OSB’de Arıtma Tesisi Skandalı: Tesis Yerine Plaza mı Yapıldı?

YAYIN TARİHİ: Mart 24, 2026

Dünyanın ikinci büyük sanayi sitesi olan İkitelli Organize Sanayi Bölgesi (OSB) hakkında sarsıcı iddialar gündeme geldi.

Ortaya konulan belgelere göre, arıtma tesisi yapılması gereken alanlara çıkar ilişkileri doğrultusunda binalar ve plazalar inşa edildiği, kimyasal atıkların ise doğrudan doğaya salındığı öne sürülüyor.

İSTANBUL – İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) yaşanan çevre kirliliği ve imar usulsüzlükleri, sunulan müfettiş raporları ve yargı belgeleriyle yeni bir boyut kazandı.

Bölgedeki esnafların ve duyarlı vatandaşların iddialarına göre, 30 binden fazla nüfusa sahip dev sanayi sitesinde yeterli arıtma tesisi bulunmuyor.

Arıtma Alanları Ranta mı Dönüştü?

Haberde yer alan bilgilere göre, 1984 yılında İkitelli OSB tahsis edilirken her site için ayrılan otopark, sosyal tesis ve özellikle arıtma tesisi alanlarının zaman içerisinde amacından saptırıldığı iddia ediliyor.

Paylaşılan müfettiş raporunda, “arıtma tesisi yapılması gereken alanlara bina ve plazaların yapıldığı” açıkça ifade ediliyor. Bu durumun, yandaşlara pay aktarma ve çıkar ilişkileri çerçevesinde gerçekleştiği vurgulanıyor. Kimyasal Atıklar Lavabolara Boşaltılıyor En çarpıcı iddialardan biri de kimyasal atıkların yönetimiyle ilgili.

Bölgede faaliyet gösteren binlerce işletmenin ürettiği ağır metal ve kimyasal atıkların, bir arıtma sisteminden geçmek yerine doğrudan lavabolara ve kanalizasyon hatlarına döküldüğü belirtiliyor. Bu durumun Marmara Denizi başta olmak üzere tüm çevre sağlığını tehdit ettiği dile getirilirken, yetkililerin bu “çevre cinayetine” sessiz kaldığı savunuluyor. “Şikayetler Sonuçsuz Kalıyor” Konuyu yargıya ve ilgili bakanlıklara taşıyan hak sahipleri, yaptıkları başvurulardan somut bir sonuç alamadıklarını belirtiyor.

Savcılığa sunulan suç duyurularının “takipsizlik” ile sonuçlanmasına tepki gösteren ilgililer, belgelerin ortada olduğunu ve devletin en üst makamlarının bu duruma müdahale etmesi gerektiğini ifade ediyorlar.

Yangın Müdahalelerinde Büyük İhmal İddiası Bölgede geçtiğimiz dönemlerde yaşanan fabrika yangınlarına da değinilen haberde, yolların ve koridorların hammadde deposu haline getirilmesi nedeniyle itfaiye araçlarının müdahalede zorlandığı, yanlış müdahaleler sonucu kimyasalların eriyerek çevre dükkanlara yayıldığı ve maddi hasarın katlandığı da iddialar arasında yer alıyor.

Şimdi gözler, bu ağır iddialar ve sunulan belgeler karşısında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan gelecek açıklamalara çevrilmiş durumda.

Videoda arıtma tesisi ve imar usulsüzlükleri dışındaki diğer önemli başlıklar şunlardır:

İhmal ve Yangın Müdahalesi Eleştirisi: Beylikdüzü’nde yaşanan büyük bir yangın üzerinden İkitelli OSB’ye bağlı bölgelerdeki denetimsizlik eleştiriliyor. Sanayideki koridorların ve yolların hammadde deposu olarak kullanılması nedeniyle itfaiyenin müdahale etmekte zorlandığı [02:33] ve itfaiyenin yanlış müdahalesinin yangını daha da büyüterek kimyasalların çevreye yayılmasına neden olduğu dükkan sahiplerinin iddiaları arasında yer alıyor

[02:45]. Makamların Sorumsuzluğu: Konuşmacı; Kaymakamlık, OSB Başkanlığı ve müdürlüklerin olay anında ve sonrasında nerede olduklarını sorguluyor [03:09]. Şikayetlerin sıralı bir sistemle emniyet, bakanlıklar ve hatta Cumhurbaşkanlığına (CİMER) kadar iletildiği ancak tatmin edici bir yanıt alınamadığı vurgulanıyor .

[04:16]. Kaçak İnşaat İhbarları: Arıtma tesisleri için ayrılan alanlara yapılan binaların ve plazaların inşaat aşamasında olduğu dönemde 155, OSB yönetimi ve Kaymakamlığa ihbarlarda bulunulduğu ancak hiçbir işlem yapılmadığı belirtiliyor

[05:24]. Yargı Süreci ve Takipsizlik Kararları:

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurularına rağmen “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” verildiği ve yapılan itirazların reddedildiği, belgelere dayanarak anlatılıyor

[09:49]. Tarım Alanlarının ve Su Kaynaklarının Korunması: Sanayi atıklarının arıtılmadan doğaya salınmasının tarım alanlarını ve içme suyu kaynaklarını doğrudan tehdit ettiği, bu durumun bir vatandaşlık sorumluluğu olarak takip edildiği ifade ediliyor [07:52].

YORUM YAZ

* Maksimum 500 karakter. Lütfen kısa ve öz yorum yapınız.