Cesur Haber TV - Canlı ve Sesli Yayın Üssü

ARŞİV

📜 VİZYON EGE DİJİTAL ARŞİV KALESİ

🔍 ARŞİVDE DETAYLI ARAMA YAPIN

🌍 SELECT LANGUAGE / SPRACHE WÄHLEN / VALITSE KIELI

Çin Konsolosluğu İBB Dr.Enver Ören Kültür mekezindeki etkinliğinde Cesur Haber kamerasına izin vermedi.

YAYIN TARİHİ: Ağustos 07, 2026

 İSTANBUL – İstanbul Bahçelievler’de, Çin Konsolosluğu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iş birliğiyle Dr. Enver Ören Kültür Merkezi’nde düzenlenen ortak etkinlikte skandal bir olay yaşandı. Halkın haber alma özgürlüğünü kısıtlayan keyfi bir kararla, www.cesurhabertv.com ve www.vizyonege.com internet televizyon kanallarının kameraları ve gazeteci Gökhan Gülmez, etkinlik binasına alınmadı.

Yaşanan bu hukuksuz engelleme üzerine Kültür Merkezi önünden başlatılan canlı yayında tepkiler en sert şekilde dile getirilirken, olay Türkiye’de basın özgürlüğünün geldiği endişe verici noktayı bir kez daha gözler önüne serdi.

“Halkın Haber Alma Özgürlüğüne Vurulan Darbeyi Kınıyoruz”

Cesur Haber olarak; demokratik bir toplumun temel taşlarından biri olan basın özgürlüğünü savunmaya devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz. Görevini yapmaya çalışan gazetecileri kapıda bırakarak sansür uygulayan Çin Konsolosluğu çalışanlarını, Büyükelçiliği, basından sorumlu yetkilileri ve etkinlik organizatörlerini şiddetle kınıyoruz.

Olay yerinde içeri alınmamız için ricada bulunduğumuz, ancak yapıcı bir tutum sergilemeyen Türkiye – Çin İş Adamları Dostluk Derneği ile Çin – Türkiye Dostluk Vakfı‘nın tavrı da manidar bulunarak kınandı. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde, kendi vatanımızda gazetecilik faaliyetlerimizin engellenmesi asla kabul edilemez.

“ÇİN” İsimli Tüm STK’lar Artık Yakın Takibimizde!

Yaşanan bu skandal engellemenin ardından gazeteci Gökhan Gülmez, mesleki duruşunda yeni bir döneme girildiğini duyurdu:

“Bu saatten sonra, 2018 yılından bu yana isminde Doğu Türkistan olan dernekleri nasıl takibimize aldıysak; bugünden itibaren unvanında ‘ÇİN’ ismi geçen bütün STK’lar da artık kadrajımıza girmiştir!”

Yürütülecek derinlemesine araştırmalar ve titiz incelemeler sonucunda, unvanında Çin ismi geçen derneklerde herhangi bir usulsüzlük tespit edilmesi durumunda, tüm belgeler ve detaylar manşetten kamuoyu ile paylaşılacak.

“Hayırdır Loo, Kimi Kime Şikayet Ediyorsunuz?”

Görevini icra eden basına karşı gösterilen tahammülsüzlük, polisin dahi olay yerine çağrılmasıyla farklı bir boyuta taşındı. Konuya ilişkin sert tepki gösteren Gökhan Gülmez, şu ifadeleri kullandı:

“Bugün Çinliler tarafından neden engellendiğimi anlamadım? Polise bile bizi şikayet edecek kadar hadlerini aştılar. Hayırdır loo, siz kimi kime şikayet ediyorsunuz? Madem sizler bizi ciddiye almıyorsunuz, o zaman bu saatten sonra bakalım bu Çin unvanlı STK başkanları ne işlerle iştigal ediyorlar? Ne kadar vergi ödemişler? Banka hesap hareketleri nelerdir?”

“Korktukları ve Sakladıkları Bir Şeyler Var!”

Sadece kendi çıkarlarına hizmet eden etkinliklerde belirli basın kuruluşlarına ayrıcalık tanınırken, tarafsız ve objektif yayın yapan Cesur Haber ve Vizyon Ege‘nin dışarıda bırakılması, arkada gizlenen karanlık ilişkilerin sorgulanmasına neden oldu.

Çin unvanlı bu STK’lar iki ülke menfaati için mi, yoksa kendi menfaatleri için mi faaliyet yürütüyor?

Neden tarafsız basın hedef alınarak kapıda bırakılıyor?

Tüm bu soruların yanıtı, başlatılacak kapsamlı araştırmalarla gün yüzüne çıkarılacak. Kararlılığını vurgulayan Gülmez, “Ben bir konuyu kadrajıma alırsam yıllarca o araştırmanın peşini bırakmadığımı herkes bilir. Sadece Vizyon Ege Haber’de yayınladığım 6 bine yakın haberim incelenirse kararlılığım açıkça görülür” diyerek, bundan sonraki tüm projelerini ertelediğini ve ana odak noktasının Türkiye’deki Çin derneklerini incelemek olduğunu belirtti.

Basın Özgürlüğü ve Doğu Türkistan Gerçeği

Araştırmacı Gazeteci Yazar Gökhan Gülmez

Kendi ülkemizde, kendi topraklarımızda gerçekleştirilen bir etkinlikte basın mensuplarının kapıda bırakılması, arka planda yürütülen ticari ve siyasi faaliyetlerin üzerindeki perdenin aralanmasını zorunlu kıldı.

 İBB yetkililerinin de bu tutum karşısındaki sessizliği veya tavrı manşetlerdeki yerini alırken, yaşanan bu olay bir kez daha gösterdi ki; Doğu Türkistan ve Uygur sorunu başta olmak üzere hakikatleri dile getiren sesler ne pahasına olursa olsun susturulmak isteniyor.

Ancak unutulmasın ki; gerçeklerin üzerini örtmeye çalışanlar, bağımsız ve cesur kalemlerin derinlemesine araştırmalarından kaçamayacaklar. Çin derneklerinin iç yüzü, şirketlerin ve STK’ların tüm ticari ve mali hareketleri artık en ince detayına kadar mercek altında!

00:00 – Giriş ve Olayın Başlangıcı: Bahçelievler’de düzenlenen Çin Konsolosluğu etkinliğine Türk gazeteci olarak neden alınmadığınızın açıklaması.

00:45 – Basın Özgürlüğü Vurgusu: Gazeteciliğin halkın sesi olduğu ve Türkiye’de basın mensuplarının engellenmesinin kabul edilemezliği.

01:48 – STK’lar ve Vakıflarla İletişim: Kapıda yaşanan engel sonrası ilgili dernek ve vakıflarla yapılan görüşmelerin sonuçsuz kalması.

01:48 “Çin derneklerini de aradık, STK’larını da aradık. Dedik böyle böyle bizi kapıdan almıyorlar diye. Fakat onlar da ‘tamam tamam’ dedi. Bir tanesi ‘Biz görüşmüyoruz, ben onlarla uzun zamandır görüşmüyorum’ dedi.” İsim Hakkındaki Çelişki

(02:00): “…Ama şeyde de ismi var yani, üç tane dernekten bir tanesi de onun ismi. ‘Bizim haberimiz yokken yazmışlar’ dedi.” Vakıf ile Görüşme

(02:06): “Diğer geçenlerde haberini yaptığımız vakfı aradık, dedik ki ‘Böyle böyle bir yardımcı olun’, onlar da yardımcı olamadı.”

02:30 – Kınama Mesajı: Çin devletine ve konsolosluk yetkililerine yönelik ilk sert kınama ve tepki.

04:20 – Doğu Türkistan ve Uygur Sorunu: Yaşanan engellemenin Uygur Türklerinin haklılığına dair bir işaret olduğu üzerine değerlendirmeler.

05:08 – Gazeteci İfşası Duyurusu: Türkiye’den giden bazı gazetecilerin videolarının incelendiği ve yakında yapılacak ifşalar hakkında ön bilgi.

07:35 – İBB ve Yerel Yönetim Eleştirisi: Etkinliğin İBB tesislerinde yapılması ve belediye yetkililerinin basın mensuplarına karşı tutumu.

08:55 – Siyasi Değerlendirmeler: Siyasi partilerdeki değişimler, rant ve menfaat düzenine yönelik eleştiriler.

12:15 – Milli Güvenlik ve Terörle Mücadele: Türkiye’nin son yıllardaki savunma ve enerji hamleleri ile devlet adamlarının bu süreçteki rolleri.

14:35 – Karşılıklılık İlkesi: Yabancı uyruklu kişilerin Türkiye’de rahatça çekim yapabilmesine rağmen Türk basınının kısıtlanmasına dair tepki.

16:00 – Kapanış ve Kararlılık Mesajı: Cesur Haber’in gerçekleri yazmaya devam edeceği ve her iki tarafın da takip edileceği vurgusu.

06:19 – 06:30: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: “Gidemediğimiz yer bizim değildir” sözüne atıfta bulunularak, Türk gazetecilerin engellenmesine karşın yabancıların Türkiye’de özgürce gezebilmesi eleştiriliyor.

12:30 – 12:45: Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Devlet Bahçeli: Türkiye’nin terörle mücadelesindeki kararlı duruşları ve “Türkiye Yüzyılı” vizyonu kapsamında Gabar gibi bölgelerde sağlanan güvenlik ve ekonomik gelişmelerden bahsediliyor.

12:45 – 13:00: Hakan Fidan (İstihbarat Dönemi Vurgusu): Terörün bitirilmesinde ve Türkiye’nin güvenlik stratejilerindeki başarısında Hakan Fidan’ın yıllardır verdiği mücadelenin önemi vurgulanıyor.

13:30 – 13:45: Hakan Fidan (Favori Yönetici Vurgusu): Kendisinin gelmiş geçmiş en iyi istihbarat yöneticisi ve başkanı olduğu belirtilerek, dünya siyasetindeki etkisi övülüyor.

14:00 – 14:20: Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanlığı: Türkiye’nin dünyada barışı sağlayan bir lider ülke konumuna gelmesindeki rolleri ve dünya liderliği vurgusu yapılıyor.

14:30 – 14:40: Hakan Fidan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Çağrı: Çin ile yaşanan vize ve gazeteci erişimi sorunlarının çözülmesi için kendilerinin Çinli yetkililerle görüşmesi gerektiği dile getiriliyor.

05:58 – 06:10: Türkiye Sokakları: Bir Çinli gazetecinin Türkiye’de vizesiz bir şekilde her yeri gezebildiğine ve sokaklarda özgürce çekim yapabildiğine dair yapılan vurgu.

14:40 – 15:05: Sultanahmet ve Türkiye Geneli: Bir Çinli vatandaşın bisikletle Türkiye’yi boydan boya geçerek canlı yayınlar yapması ve Türkiye’yi kamerasız/engelsiz bir şekilde kayda alması örneği.

00:00 – Giriş ve Olayın Başlangıcı: Bahçelievler’de düzenlenen Çin Konsolosluğu etkinliğine Türk gazeteci olarak neden alınmadığınızın açıklaması.

00:45 – Basın Özgürlüğü Vurgusu: Gazeteciliğin halkın sesi olduğu ve Türkiye’de basın mensuplarının engellenmesinin kabul edilemezliği.

01:48 – STK’lar ve Vakıflarla İletişim: Kapıda yaşanan engel sonrası ilgili dernek ve vakıflarla yapılan görüşmelerin sonuçsuz kalması.

01:48 “Çin derneklerini de aradık, STK’larını da aradık. Dedik böyle böyle bizi kapıdan almıyorlar diye. Fakat onlar da ‘tamam tamam’ dedi. Bir tanesi ‘Biz görüşmüyoruz, ben onlarla uzun zamandır görüşmüyorum’ dedi.” İsim Hakkındaki Çelişki

(02:00): “…Ama şeyde de ismi var yani, üç tane dernekten bir tanesi de onun ismi. ‘Bizim haberimiz yokken yazmışlar’ dedi.” Vakıf ile Görüşme

(02:06): “Diğer geçenlerde haberini yaptığımız vakfı aradık, dedik ki ‘Böyle böyle bir yardımcı olun’, onlar da yardımcı olamadı.”

02:30 – Kınama Mesajı: Çin devletine ve konsolosluk yetkililerine yönelik ilk sert kınama ve tepki.

04:20 – Doğu Türkistan ve Uygur Sorunu: Yaşanan engellemenin Uygur Türklerinin haklılığına dair bir işaret olduğu üzerine değerlendirmeler.

05:08 – Gazeteci İfşası Duyurusu: Türkiye’den giden bazı gazetecilerin videolarının incelendiği ve yakında yapılacak ifşalar hakkında ön bilgi.

07:35 – İBB ve Yerel Yönetim Eleştirisi: Etkinliğin İBB tesislerinde yapılması ve belediye yetkililerinin basın mensuplarına karşı tutumu.

08:55 – Siyasi Değerlendirmeler: Siyasi partilerdeki değişimler, rant ve menfaat düzenine yönelik eleştiriler.

12:15 – Milli Güvenlik ve Terörle Mücadele: Türkiye’nin son yıllardaki savunma ve enerji hamleleri ile devlet adamlarının bu süreçteki rolleri.

14:35 – Karşılıklılık İlkesi: Yabancı uyruklu kişilerin Türkiye’de rahatça çekim yapabilmesine rağmen Türk basınının kısıtlanmasına dair tepki.

16:00 – Kapanış ve Kararlılık Mesajı: Cesur Haber’in gerçekleri yazmaya devam edeceği ve her iki tarafın da takip edileceği vurgusu.

Basın Halkın Müşterek sesidir . Haberlerimizde adı geçen kurum, kuruluş, Dernekler , STK’lar,Şirketler  ve şahıslar Basın ahlak ilkeleri gereğince her zaman   ihbar@vizyonege.com  adresimizden bize ulaşarak cevap ve düzeltme haklarını kullanabilirler.

Bizim görevimiz haber yapmaktır . Tüm haberlerimizi belge ve ispata dayalı olarak kamuoyuna sunarız . Devletimizin ilgili kurumları da haberlerimizi inceleyerek, kanun ve yasalar çerçevesinde gereğini yerine getirir. Amacımız hiçbir şekilde Asla kurumlarımızı veya kişileri , Şirketleri ,Dernekleri, Vakıfları, STK’ları yıpratmak  değildir . 

Biz yalnızca görevimiz olarak halkın haber alma hakkını  Bilgi ve Belgelere İspatlı bir şekilde yerine getiriyoruz.

Basın Ahlak İlkeleri gereğince , Haberde ağır iddialarla ismi geçen İlgili taraflar, cevap haklarını kullanmak veya konuyla ilgili resmi açıklamalarını iletmek için kurumsal iletişim kanallarımız üzerinden her zaman bize ulaşabilirler. Cesur Haber olarak, sadece iddiayı dile getiren tarafın değil, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına tüm tarafların sesini duyurmak mesleki sorumluluğumuzun bir parçasıdır.

 

YORUM YAZ