Cesur Haber TV - Canlı ve Sesli Yayın Üssü

YSK’dan CHP’nin “Mutlak Butlan” İtirazına Ret: “Temyiz Merci Değiliz”

YAYIN TARİHİ: Haziran 03, 2026

 YSK’dan CHP’nin “Mutlak Butlan” İtirazına Ret: “Temyiz Merci Değiliz”

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından verilen “mutlak butlan” kararına yönelik itirazını reddetti. Kurul, yayımladığı gerekçeli kararda, YSK’nın hukuk mahkemelerinin kararlarını inceleme veya temyiz etme yetkisinin bulunmadığını vurguladı.

“Görev Alanımız Dışında”

YSK, gerekçeli kararında kendi yetki sınırlarına dikkat çekerek, seçim kurullarının görev ve yetkilerinin sadece seçim günü yapılan iş ve işlemlerle sınırlı olduğunu hatırlattı. Kararda şu ifadelere yer verildi:

Sınırlı Denetim: Seçim hakimi ve ilçe seçim kurulu başkanlarının denetim yetkisi; siyasi partilerin il/ilçe organları ve büyük kongre delegelerinin seçim süreçleri ile sınırlıdır.

İdari Kararlar Kapsam Dışı: Kongrelerde gerçekleşen seçimler dışındaki gündem maddeleri, alınan kararlar ve “kongrenin iptali” gibi talepler, seçim kurullarının görev ve yetki alanı dışındadır.

Maddi Hukuk Vurgusu: Siyasi Partiler Kanunu ile Türk Medeni Kanunu kapsamında delillerin değerlendirilmesini gerektiren iddiaların tespiti konusunda seçim kurullarının bir yetkisi bulunmamaktadır.

Yargıtay İşaret Edildi

Kararda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na atıfta bulunularak, Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen kararların inceleme merciinin Yargıtay olduğu net bir şekilde belirtildi. YSK, kendi yapısının anayasal çerçevede bağımsız bir yüksek mahkeme olduğunu hatırlatarak, “Yüksek Seçim Kurulunun hukuk mahkemelerinin verdiği kararların temyiz merci olmadığı ise her türlü izahtan varestedir” değerlendirmesinde bulundu.

“Tam Kanunsuzluk” İtirazı Neden Reddedildi?

CHP’nin “tam kanunsuzluk” iddiasıyla yaptığı başvuruyu değerlendiren YSK, bu mekanizmanın sadece il ve ilçe seçim kurulları tarafından alınan kararların denetimiyle sınırlı olduğunu ifade etti.

Kararda, başvuran tarafın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin 21 Mayıs 2026 tarihli kararının YSK tarafından denetlenmesini talep ettiği belirtilerek, şu sonuca varıldı: “Anılan bölge adliye mahkemesi kararının temyiz mercii Yargıtay’dır. Dolayısıyla söz konusu kararın, seçim hukuku kapsamında Yüksek Seçim Kurulu tarafından denetlenmesi hukuken imkan dahilinde değildir.”

YSK, bu gerekçelerle CHP’nin itirazını esastan inceleme imkanı bulunmadığına hükmederek başvuruyu reddetti.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), CHP’nin mutlak butlan kararına yönelik itirazının ret gerekçesini açıkladı. Gerekçeli kararda, Bölge Adliye mahkemelerinin verdiği kararların inceleme merciinin Yargıtay olduğu belirtilerek, “Yüksek Seçim Kurulunun Hukuk mahkemelerinin verdiği kararların temyiz merci olmadığı ise her türlü izahtan varestedir” denildi.
YSK, CHP’nin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi’nin CHP 38’inci Olağan Kurultayı’na ilişkin mutlak butlan kararına ilişkin kurula yaptığı itirazın reddinin gerekçesini açıkladı. Gerekçeli kararda, ilgili mevzuata göre seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını ve Cumhurbaşkanlığı seçim tutanaklarını kabul etme görevinin YSK’nın olduğu, YSK kararları aleyhine başka bir merciye başvurulamayacağı bildirildi.

Ayrıca, Yargıtay Kanunu’na göre; Yargıtay’ın, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme mercii olduğu belirtilerek, Anayasa ile bu kanun ve diğer kanunların hükümlerine göre görev yapan bağımsız bir yüksek mahkeme olduğu vurgulandı.

Gerekçeli kararda, CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’na ilişkin yürütülen yargı süreçlerinden bahsedildikten sonra YSK’nın görev ve yetkilerine yer verildi. Kararda, “Siyasi partilerin seçimli kongrelerinde ilçe seçim kurulunun gözetim ve denetim görevi seçime geçişle başlamakta ve seçimlerin tutanağa bağlanması ve yapılan itirazların kesin karara bağlanması ile sona ermektedir.

Seçimli siyasi parti kongrelerinde ilçe seçim kurulu başkanının gözetim ve denetim görevi divanın işten el çekmesi anından itibaren başlamaktadır. Seçim iş ve işlemlerine ilişkin tüm itirazların incelenip karara bağlanması ilçe seçim kurulu başkanının görevinde olup, seçim kurulu başkanı usulünce başvuru olduğunda, kanunda belirtilen süre içinde vereceği kesin kararlarla itirazları çözmekle yükümlüdür.

Siyasi partilerin kongrelerinde gerçekleşen tüm sürecin değil genel merkez, il ve ilçe organları seçimleri ile il kongresi ve büyük kongre delegelerinin seçimlerinin ilçe seçim kurulu başkanlarının denetiminde gerçekleştirileceği düzenlenmiştir. Dolayısıyla siyasi partilerin kongrelerinde yapılan organ seçimleri konusu dışında kalan gündem maddeleri, kararları ve kongrenin iptali istemli talepler de seçim kurullarının görevi dışındadır” denildi.

Kararda ayrıca, “2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 29 ve 121’inci maddeleri gereğince Türk Medeni Kanunu ve Dernekler Kanunu hükümleri çerçevesinde maddi hukuk anlamındaki delillerin değerlendirilmesini gerektirecek nitelikte olan iddiaların tespitine yönelik olarak seçim kurullarının herhangi bir görev ve yetkisi bulunmamaktadır.

Anayasa ve kanunlarla verilen görev ve yetkilere göre seçim kurullarının, kongreye katılacak parti üyelerini belirleyen listelerin onaylanması ve benzeri sınırlı konular dışında ‘seçim günü öncesinde’ gerçekleşen olaylarla ilgili olarak yetkilendirilmediği hususu da izahtan varestedir. Nitekim, kurulumuzun konuya ilişkin olarak istikrar kazanmış içtihatlarına göre, seçim hakimi (ilçe seçim kurulu başkanı) siyasi partilerin il ve ilçe organlarının seçimleri ve büyük kongre delegelerinin seçimlerinde seçim günü iş ve işlemleriyle ilgili sınırlı bir denetim ve gözetim faaliyeti gerçekleştirmektedir” ifadelerine yer verildi.

6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu’nun 361 ve devamı maddelerine göre Bölge Adliye mahkemelerinin verdiği kararların inceleme merciinin Yargıtay olduğu belirtilerek, “Yüksek Seçim Kurulunun Hukuk Mahkemelerinin verdiği kararların temyiz merci olmadığı ise her türlü izahtan varestedir. 

Başvuran tarafından 21 Eylül 2025 tarihli Cumhuriyet Halk Partisi 22’nci Olağanüstü Kurultayı’nda, 24 Eylül 2025 tarihli Cumhuriyet Halk Partisi Olağanüstü İstanbul İl Kongresi’nde, 19 Ekim 2025 tarihli Cumhuriyet Halk Partisi 39’uncu Olağan İstanbul İl Kongresinde ve 28-30 Kasım 2025 tarihli Cumhuriyet Halk Partisi 39’uncu Olağan Kurultayında yapılan seçimler ile 4-5 Kasım 2023 tarihli Olağan Kurultay’da seçilen delegelerin delegelikleri 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu uyarınca sona erdiğinden yeni delegeler tarafından yapılan kongrelerde il-ilçe seçim kurullarınca düzenlenen mazbataların geçerli olduğunun ve bu kongre/kurultaylarda seçilenlerin görevlerine devam ettiğinin, Yüksek Seçim Kurulu’nun Anayasa’nın 79’uncu maddesi uyarınca tam kanunsuzluk iddiasıyla Yüksek Seçim Kurulu’na itiraz edilmişse de tam kanunsuzluk iddiaları ile kurulumuza gelen taleplerin kurulumuzca ‘Tam kanunsuzluk’ yoluyla yapılan incelemeleri, il ve ilçe seçim kurulları tarafından alınan kararların denetimi ile sınırlı olup, başvuran tarafından bu denetim yolu kullanılarak Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 21 Mayıs 2026 tarih ve 2026/32 Esas, 2026/658 Karar sayılı kararın denetlenmesinin istenildiği, oysa bu kararın temyiz merciinin Yargıtay olduğu, dolayısıyla anılan bölge adliye mahkemesi kararının seçim hukuku kapsamında Yüksek Seçim Kurulu tarafından denetlenmesi imkanı bulunmamaktadır” denildi.

ETİKETLER: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, Bölge Adliye mahkemeleri, chp, cumhuriyet halk partisi, Hukuk Muhakemeleri, Mutlak Butlan, Olağan Kurultay, siyasi partiler, Siyasi Partiler Kanunu, YSK, Yüksek Seçim Kurulu

YORUM YAZ

* Maksimum 500 karakter. Lütfen kısa ve öz yorum yapınız.