Doğu Türkistan Maarif Hareketi Başkanı Hidayet Oğuzhan'ın Göç İdaresi Başkanlığı nezdinde "iş takibi" adı altında ikamet izni (oturum) veya vatandaşlık işlemleri yürütüyorum İDDİASI oldukça hassas bir konudur ve belirli sınırlar aşıldığında hukuki sorumluluk doğurur.
BELGELİ İFŞA: Devletin Arşivi Dernek Klasörüne mi Girdi? Hidayet Oğuzhan’ın ‘Paralel Bürokrasisi’ İspatlandı!
Cesur Haber, Doğu Türkistan Maarif Hareketi Başkanı Hidayet Oğuzhan’ın sosyal medyadaki skandal paylaşımlarını mercek altına aldı.Devletin gizli tutması gereken vatandaşlık ve ikamet süreçlerini bir "başarı öyküsü" gibi FACEBOOK SAYFASINDAN sunan Oğuzhan, elindeki lacivert klasörlerle kime, neyin mesajını veriyor?
O Klasörde Kimlerin İsimleri Var?
Hidayet Oğuzhan’ın paylaştığı fotoğraflarda görülen, üzerinde Doğu Türkistan Maarif Hareketi amblemi bulunan şık tasarımlı klasörler, aslında birer "Vatandaşlık Dosyası" iddiasıyla sunuluyor. Bir STK’nın, devletin Göç İdaresi veya Nüfus Müdürlüğü gibi çalışarak "liste takibi" yapması ve bunu görsellerle ilan etmesi, Türk bürokrasisinde eşine az rastlanır bir "nüfuz ifşasıdır."
Uygurca Paylaşımdaki "1900 Kişi" İtirafı!
Araştırmacı Gazeteci Gökhan Gülmez’in Facebook sayfasından aldığı ekran görüntülerinde, Oğuzhan bizzat Uygurca olarak; "Bakanlık ve Göç Müdürleri ile kün arlaş (gün aşırı) temas halindeyiz, 1900 kişilik listenin takibini yapıyoruz" diyerek süreci itiraf ediyor.
Soru 1: Bu 1900 kişiyi kim, hangi kriterlere göre seçti?"Sivil Diplomasi" mi, "Vatandaşlık Borsası" mı?
Uygur camiası içinden gelen "ayrımcılık" ve "nüfuz suistimali" iddiaları, bu fotoğraflarla daha da anlam kazanıyor. Devlet büyükleriyle çekilen fotoğrafların, bürokrasideki tıkanıklıkları aşmak için bir "anahtar" gibi kullanılması, liyakat ve hukuk devletine vurulmuş bir darbedir.
CESUR HABER’DEN ŞOK SORULAR:
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI: Doğu Türkistan Maarif Hareketi Başkanı Hidayet Oğuzhan’ın, bakanlık koridorlarında nasıl "gün aşırı" dosya takibi yapabiliyor ?
GÖÇ İDARESİ: Vatandaşlık bekleyen binlerce Uygur Türkü varken, imtiyazlı bir grubun dosyaları neden Doğu Türkistan Maarif Hareketi Başkanı Hidayet Oğuzhan’ın üzerinden "özel takibe" alınıyor?
HİDAYET OĞUZHAN: Elindeki o klasörlerde ismi olan Uygurlardan veya ismi olmayanlardan ne gibi beklentilerin var ? Devletin gücünü kendi derneğinin gücüymüş gibi göstermekten ne zaman vazgeçeceksin?
6458 Sayılı Kanun: Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında başvurular şahsen yapılır. Aracı kurumların veya derneklerin "dosya takipçiliği" yapması resmi olarak tanınan bir yöntem değildir.
Menfaat Temini (Rüşvet veya Nüfuz Ticareti): İşlemleri hızlandırmak veya olumlu sonuçlandırmak vaadiyle para alınması veya kamu görevlileriyle bu yönde bir ilişki kurulması TCK m. 255 (Nüfuz Ticareti) suçunu oluşturur.
Avukatlık Kanunu’na Aykırılık: Avukat olmadığı halde profesyonel olarak (ücret karşılığı) hukuki iş takibi yapmak, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na göre suçtur.
Görevi Kötüye Kullanma: Eğer dernek başkanı, derneğin kamu yararı statüsünü veya Göç İdaresi ile olan protokollerini kendi lehine veya başkasına haksız avantaj sağlamak için kullanıyorsa bu da suç kapsamına girer.
Uygur STK başkanı Hidayet Oğuzhan'ın Göç İdaresi'nde vatandaşlık veya oturum için "resmi takipçi" gibi hareket etmesi normal bir prosedür değildir. Eğer bu işten maddi kazanç sağlanıyorsa, sahte belgeler düzenleniyorsa veya "tanıdıklar aracılığıyla hallederiz" gibi bir yaklaşım varsa, bu durum hem nüfuz ticareti hem de dolandırıcılık şüphesi uyandırır.
Doğu Türkistan Maarif Hareketi Başkanı Hidayet Oğuzhan’ın sosyal medya paylaşımları, bürokrasideki "derin" bağlantılarını ifşa etti. Bakanlık ve Göç İdaresi ile "gün aşırı" veri paylaştığını iddia eden Oğuzhan hakkında, Uygur camiasında yenilir yutulur olmayan iddialar dolaşıyor. Kim bu "ayrıcalıklı" STK başkanı?
Bürokrasiyi "Aşındıran" İlişkiler Ağı mı?
Hidayet Oğuzhan’ın; Valiler, Bakanlık yetkilileri ve Göç İdaresi bürokratlarıyla olan yakınlığı artık gizli değil. Ancak sorun, bu yakınlığın devletin resmi işleyişinin önüne geçmesi. Vatandaşlık, ikamet ve kod kaldırma gibi tamamen devletin tekelinde olması gereken işlemlerin, bir STK başkanı tarafından "takip ediliyor" ve "listeleniyor" şeklinde duyurulması, "Devletin içinde paralel bir onay mekanizması mı var?" sorusunu doğuruyor.Uygur Camiası Kaynıyor: "Bizim Adımıza Kim Pazarlık Yapıyor?"
Oğuzhan her ne kadar "yardım yapıyoruz" dese de, Uygur muhacereti içerisinde kendisine yönelik suçlamalar giderek artıyor. İddialar arasında şunlar öne çıkıyor:
Seçici Yardım: İkamet ve vatandaşlık listelerinde "sadakat" ve "dernek üyeliği" üzerinden mi eleme yapılıyor?
Nüfuz Suistimali: Devlet büyükleriyle çekilen fotoğraflar, mazlum Uygurlar üzerinde bir baskı veya güç aracı olarak mı kullanılıyor?
Bilgi Güvenliği: 1900 kişilik listelerden bahseden Oğuzhan, bu kişilerin en mahrem bilgilerini hangi yetkiyle elinde tutuyor?
İfşa mı, İtibar Yönetimi mi?
İçişleri Bakanlığı veya Göç İdaresi’nin resmi kanallarından yapılması gereken açıklamaların, bir dernek başkanı tarafından Facebook üzerinden servis edilmesi tam bir "usul hatası". Eğer bu süreç devletle yürütülüyorsa, neden devletin resmi kurumları değil de bir STK başkanı "müjde" veriyor? Bu durum, kamuoyunda "Devletin memuru yapamıyor da, dernek başkanı mı hallediyor?" algısına yol açarak kamu otoritesini sarsmıyor mu?
CESUR HABER SORUYOR: Bu Ayrıcalığın Sınırı Neresi?
Sayın Valiler ve Bakanlık Yetkilileri: Eğer Hidayet Oğuzhan'nın İddiası doğruysa Bir STK başkanına, devletin gizli veri tabanındaki dosyaları takip etme yetkisi hangi kanuna dayanarak verilmiştir?
Uygur Dernekleri: Neden tüm Doğu Türkistan davası tek bir ismin Doğu Türkistan Maarif Hareketi Başkanı Hidayet Oğuzhan’ın "inisiyatifine" hapsedilmiştir?ئەزىز خەلقىمىزنىڭ سەمىگە.





YORUM YAZ