ABD’NİN GÖZDEN ÇIKARDIĞI UYGUR DİASPORASI TÜRK BÜROKRASİSİNİ NASIL MANİPÜLE EDİYOR?
Valilikler, Göç İdaresi ve Meclis Koridorlarındaki Tehlikeli Tezgâh!
Küresel efendileri ABD tarafından masada piyon olarak feda edilen ve fonları kesilen Uygur diasporasının bazı sözde STK liderleri, kendilerine Türkiye’de yeni rant ve nüfuz alanları açıyor. İstanbul Valiliği'nden TBMM koridorlarına kadar boy gösteren, devlet adamlarının isimlerini kullanarak "ikamet ve kimlik ticareti" yapan, hatta bakanları canlı yayında oyuna getiren bu yapıların maskesini Araştırmacı Gazeteci Gökhan Gülmez indiriyor!
Kamu bürokrasisi kimlerle masaya oturduğuna dikkat etmeli; MİT bu kimliklerin arkasındaki çarkı acilen incelemeli!
MANŞET HABER / ANALİZ: GÖKHAN GÜLMEZ (CESUR HABER TV)
Dün küresel ölçekte ABD'nin Uygur diasporasından elini nasıl çektiğini ve işlevini yitiren bu yapıların nasıl tasfiye sürecine girdiğini belgeleriyle ortaya koymuştuk. Bugün ise madalyonun bizi doğrudan ilgilendiren, devletimizin güvenliğini ve itibarını hedef alan Türkiye ayağındaki dehlizlere iniyoruz.
Dışarıda zemin kaybeden, fonları kuruyan bazı sözde Uygur vakıf, dernek ve STK yöneticileri, ellerindeki deşifre olmuş bu ajandayı Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumsal yapısına dayatmak için akılalmaz bir manipülasyon ağı kurmuş durumdalar.
Meclis Koridorlarında Boy Boy Fotoğraflar, Valiliklerde "Dış Türkler" Maskesi
İstanbul Valiliği başta olmak üzere, kamu kurumları "Dış Türkler" ve "gönül coğrafyamız" vizyonuyla halisane niyetlerle kapılarını açıyor, toplantılar düzenliyor. Ancak bu masalara oturan, kanaat önderi maskesi takmış bazı STK başkanlarının arka planı neden sorgulanmıyor?
Bu kişilerin gerçek ilişkileri, aile yapıları neye dayanıyor?Daha da vahimi, bu şahıslar Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) koridorlarında siyasetçilerle yan yana boy boy fotoğraflar çektirerek kendilerine bir "dokunulmazlık ve güç" zırhı devşiriyorlar. Kamu kurumları ve yöneticileri, karşılarında duran basında çıkmış deşifre haberleri araştırmadan, bu insanların kimlerle neyin pazarlığını yaptığını bilmeden körü körüne bu fotoğraflara ve toplantılara alet olmamalıdır!
Göç İdaresi ve Bakanlık İsimleriyle Yürütülen "İkametgah ve Kimlik" Borsası!
İşin en kirli ve tehlikeli boyutu ise Göç İdaresi üzerinden yürütülen iş takipleri, Türk Kimliği ve yabancılara verilen oturum (ikametgah) izinleridir. Bazı STK başkanları; valilerin, Göç İdaresi bürokratlarının ve hatta İçişleri Bakanlarının isimlerini pervasızca kullanarak sahada adeta bir nüfuz ticareti yürütüyorlar.
Kendi kitlelerine "Sizin işinizi ben çözerim, bakanla/valiyle aram iyi" diyerek vaatlerde bulunuyorlar. Ancak devletin yasaları ve radarı devreye girip bu illegal talepler duvara tosladığında, vaat ettiklerini yapamadıkları için köşeye sıkışıyorlar. İşte o an, kendi sosyal medya hesaplarında, Uygurca yazılar ve canlı yayınlar paylaşılarak devletin kurumlarına karşı sistematik bir yıpratma ve baskı algısı başlatıyorlar.
İçişleri Bakanını Canlı Yayında Oyuna Getiren Kaçak Kitap Tezgâhı!
Bu manipülasyonun en somut ve ibretlik örneği, geçmiş dönemde tüm internetin gözü önünde yaşandı. Türk polisi, devletin yasaları gereği, bandrolsüz ve kaçak olarak basılıp satılan, vergilendirilmemiş kitaplara yönelik başarılı bir operasyon gerçekleştirdi ve yasal olarak bu kitaplara el koydu.Ancak sözde STK liderleri, yasalara uymak yerine hemen bir mağduriyet tiyatrosu tezgahladılar. Facebook üzerinden canlı yayın açarak, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu telefonla aradılar. Telefonun diğer ucundaki Sayın Bakan, o esnada bir canlı yayında olunduğundan ve bu konuşmanın bir propaganda malzemesi yapılacağından tamamen habersiz bir şekilde, halisane bir refleksle konuştu. STK liderinin "Bakanım, polisler Uygurca kitaplarımızı topladı" ajitasyonuna karşılık, durumun arka planındaki "bandrolsüz ve kaçak kitap" gerçeğinden habersiz olan Soylu, iyi niyetle polislere "Kitapları hemen iade edin" talimatı verdi.
OCANLI YAYINI YAPAN UYGUR STK LİDERİ KANAAT ÖNDERİNE BURADAN SORUYORUM SAYIN ESKİ İÇİŞLERİ BAKANIMIZ SÜLEYMAN OYLUYU ARARKEN SAYIN BAKANIM ŞU AN FACEBOOKTA CANLI YAYINDAYIZ DİYE BAKANIMIZA BİLGİ VERDİNİZMİ?
Sayın Bakan size güvenerek konuşmasına devam etti ve sizlere kitapları iade ettirdi.Ancak siz Sayın Bakanın Özel Hayatının gizliliğini deşifre ettiniz Facebookta canlı yayın yaparak.Bunu biliyormusunuz ? Sayın eski Bakanımız Süleyman Soylu'yu siz resmen kullandınız .Sizin derdiniz amacınız başka ama bizler haber yapa yapa Devletimizin ilgili kurumlarının dikkatini çekeceğiz.
Peki sonra ne oldu? O STK liderleri, polisin devlet adına el koyduğu kaçak kitapları nasıl geri aldıklarını, devletin bakanını nasıl "hizmete (!) zorladıklarını" kendi kitlelerine bir başarı hikayesi ve gövde gösterisi olarak pazarladılar. Türk polisinin kanuni operasyonunu, kendi kirli algılarına alet ettiler!
MİT’e Tarihi Çağrı: Bu İkamet ve Kimlik Çarkını İnceleyin!
Buradan devletimizin en operasyonel ve stratejik aklı olan Milli İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) açık bir çağrıda bulunuyoruz:
Uygur diasporası maskesi altında bugüne kadar kimlere, hangi referanslarla, hangi STK başkanlarının arabuluculuğuyla Türk Kimliği ve İkamet İzni verildiği tepeden tırnağa geriye dönük araştırılmalıdır. Bu dosya bir açılırsa, o insani maskelerin altından kimlerin, hangi uluslararası şebekelerin ve hangi bürokratik işbirlikçilerin çıkacağı, kimlerin ne paralar döndürdüğü tek tek ortaya dökülecektir!
Bizim aldığımız duyumlarda Uygurlar arasında geçen konuşmalarda Uygur olmayan kişilere Uygurmuş gibi İkamet ve Türk kimliği çıkartıldığı hakkında İddialar çok geliyor.Kimliği alması gerekenler yerine Türkiye de bulunmayan Çeşitli arap ülkelerinde yaşayan kişilere kimlikler alınmış.Durum çok basit devletin kurumları araştırırsa Kimlik alan bazı kişilerin Sudi Arabistan ve diğer ülkelerde yaşadıklarını ve maddi güçlerinin çok iyi olduğunu tespit edeceklerdir.
Büyük devletler, kendi içindeki urlaşmış yapıları temizlemesini bilen devletlerdir. ABD’nin kapının önüne koyduğu bu yapılar, Türkiye Cumhuriyeti’nin bürokrasisini, valilerini ve bakanlarını kendi şahsi çıkarları ve nüfuz ticaretleri için parmağında oynatamaz!
Cesur Haber TV olarak, devletin kurumlarını bu sinsi manipülasyonlara karşı ikaz etmeye ve bu tehlikeli tezgâhı tüm belgeleriyle milletimizin önüne koymaya devam edeceğiz!



YORUM YAZ