KIZILDENİZ – ABD’nin en gelişmiş uçak gemisi olan USS Gerald R. Ford’da çıkan yangına dair sarsıcı detaylar gün yüzüne çıktı. 12 Mart’ta meydana gelen olayın ardından sızan bilgiler, Washington’ın “yüzen kale” olarak tanımladığı gemilerin savunmasızlığını ve mürettebatın düştüğü zor durumu bir kez daha tartışmaya açtı.
Çamaşırhanede Başlayan Kaos: 30 Saat Sürdü
New York Times’ın kimliği belirsiz askeri yetkililere dayandırdığı habere göre, geminin ana çamaşırhanesinde bir kurutma makinesinden çıkan yangını kontrol altına almak tam 30 saatten fazla sürdü. Resmi makamlar yangının kısa sürede kontrol edildiğini iddia etse de, bölgeden gelen bilgiler olayın vahametini ortaya koyuyor:Barınma Krizi: Yangın nedeniyle yatakhaneleri zarar gören 600’den fazla denizcinin günlerdir masaların üzerinde ve yerlerde uyuduğu belirtiliyor.
Bakım İhmali: Geminin Virginia’da yapılması planlanan kapsamlı bakım çalışmalarının ertelenmiş olmasının bu kazaya zemin hazırladığı iddia ediliyor.
Görev Süresi Krizi: Normal görev süresinin iki katına çıkan ve denizde bir yılını doldurmak üzere olan mürettebatın moral olarak çöktüğü, geminin yerine USS George H.W. Bush’un sevk edilmesinin beklendiği aktarılıyor.
“Uçak Gemileri Güvenli Değil” Öngörüsü Doğrulandı mı?
Kızıldeniz ve Cidde açıklarında lojistik destek yürüten geminin yaşadığı bu teknik kriz, modern deniz savaşları konseptini yeniden gündeme getirdi. Cesur Haber olarak son üç yıldır altını çizdiğimiz “uçak gemilerinin karadan atılan füzeler karşısında korumasız olduğu ve devasa hedefler haline geldiği” tezi, geminin kendi içindeki bir teknik arızayı bile 30 saatte çözememesiyle yeni bir boyut kazandı.
Bölgesel Savaşın Gölgesinde Lojistik Zafiyet İran’daki saldırılarda binlerce can kaybının yaşandığı ve bölge ülkelerindeki ABD üslerinin hedef alındığı bir dönemde, bölgedeki en büyük vurucu gücün bir çamaşırhane yangınıyla sarsılması dikkat çekici. Hatırlanacağı üzere, Hürmüz Boğazı’nda benzer saldırıların gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğunu daha önceki analizlerimizde vurgulamıştık. USS Gerald R. Ford’un yaşadığı bu süreç, devasa bütçeli gemilerin aslında “kağıttan kaplan” olup olmadığı sorusunu bir kez daha akıllara getirdi.
Bölgesel Savaşın Gölgesinde Lojistik Zafiyet
İran’daki saldırılarda binlerce can kaybının yaşandığı ve bölge ülkelerindeki ABD üslerinin hedef alındığı bir dönemde, bölgedeki en büyük vurucu gücün bir çamaşırhane yangınıyla sarsılması dikkat çekici. Hatırlanacağı üzere, Hürmüz Boğazı‘nda benzer saldırıların gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğunu daha önceki analizlerimizde vurgulamıştık. USS Gerald R. Ford’un yaşadığı bu süreç, devasa bütçeli gemilerin aslında “kağıttan kaplan” olup olmadığı sorusunu bir kez daha akıllara getirdi.
Demir Kubbe’den Yüzen Kalelere: Korku İmparatorluğunun Çöküşü USS Gerald R. Ford’un yaşadığı bu acziyet, akıllara İsrail’in yıllarca “geçilmez” diyerek pazarladığı ve bir korku imparatorluğu kurduğu Demir Kubbe sistemini getirdi. Hatırlanacağı üzere, efsaneleştirilen o hava savunma sistemi son saldırılarda adeta “yol geçen hanına” dönmüş, adı halk arasında “Delik Kubbe”ye çıkmıştı. İsrail’in pek çok şehrinde yaşanan büyük yıkımlar, savaşın gerçek ve acı yüzünü tüm dünyaya gösterdi.
Bu durum, “Keser döner, sap döner” atasözünü bir kez daha doğruluyor. Yıllardır mazlumları, çocukları ve sivilleri acımasızca katledenler, nihayetinde kendi halklarına da aynı acıyı yaşatmak zorunda kalıyor. İlahi adaletin tecellisi olarak görülen bu süreç, zulüm ile abat olunamayacağını bir kez daha ispatlıyor. “Allah var, gam yok” inancıyla direnen mazlumların ahı, zalimlerin en güvendiği teknolojileri bile dize getiriyor.
Haber: Gökhan Gülmez / Cesur Haber (www.cesurhabertv.com )

YORUM YAZ