İSTANBUL – İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) eski başkanı ve tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı mahkeme süreci her gün yeni bir perdeyle devam ederken, sokaktaki ve meydanlardaki tablo çok başka bir gerçeği fısıldıyor.
Bir dönem "15,5 milyonun iradesi" ve "Cumhurbaşkanı adayıyım" söylemleriyle yürütülen devasa algı operasyonları, bugün mahkeme önündeki derin sessizliğe çarparak dağılıyor.
Belediyecilik Yerine Şehir Turu: İhmal Edilen Görev
Ekrem İmamoğlu’nun seçimi kazandıktan sonra vaktini İBB başkanlık makamında geçirmek yerine, "adaylık" hayalleriyle şehir şehir gezmesi, İstanbullunun hizmetten mahrum kalmasına neden olmuştu. Bugün geriye dönüp bakıldığında, belediye koridorlarında konuşulan 407 sanıklı dev yolsuzluk davası ve Sayıştay raporlarına yansıyan usulsüzlükler, asıl meselenin hizmet değil, başka ajandalar olduğunu alenen ortaya koyuyor.
Kiptaş Vadicenter ve Sayıştay Belgeleri: Cesur Haber Unutmadı!
Hatırlanacağı üzere, Kiptaş Vadicenter üzerinden yürütülen yolsuzlukları ve Sayıştay raporlarındaki skandalları ilk kez biz gündeme taşımış, belgeleriyle halka duyurmuştuk. Bugün gelinen noktada, o dönem görmezden gelinen bu dosyalar, mahkeme salonlarında İmamoğlu’nun karşısına birer birer çıkmaya devam ediyor.
15,5 Milyon İmza Var, Ama Meydanlarda Kimse Yok!
Asıl çarpıcı soru ise şu: "15,5 milyon imza ile ilan edilen sözde Cumhurbaşkanı adayı" nerede? 19 Mart operasyonu sonrası meydanları dolduran o devasa kalabalıklardan bugün eser yok. Mahkeme çevresindeki meydanlarda ne binler ne de yüzler görülüyor. Sosyal medyada paylaşılan belgeler ve yargı sürecindeki somut iddialar sonrası, halkın desteğini tamamen çektiği artık gizlenemez bir gerçek haline geldi.
Son Perde: İtirafçı mı Olacak?
Siyasi analizlere göre, etrafındaki kalabalıklar dağıldıkça ve "adaylık" balonu söndükçe İmamoğlu’nun önünde tek bir yol kalıyor: Yalnızlığı kabullenmek. Tarihe not düşüyoruz; bugün destekçileri tarafından bir bir terk edilen İmamoğlu, köşeye sıkıştığını anladığı anda, gizli kalmış tüm gerçekleri tek tek anlatarak itirafçı olabilir.
Zaman, kimin haklı olduğunu bir kez daha gösterecek. Biz gerçeği yazmaya, tarihe tanıklık etmeye devam ediyoruz.


YORUM YAZ