İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) rüşvet iddialarını araştıran Gazeteci Gökhan Gülmez’e yönelik saldırı, karakol ifadelerinde “iftira” boyutuna ulaştı. 20 kişilik grubun kaba şiddetiyle kamerasını kaybeden Gülmez, saldırganların karakolda attığı asılsız iftiralarla ikinci bir hukuksuzluğa maruz kaldı.
İSTANBUL – Araştırmacı gazetecilik faaliyetleri nedeniyle hedef alınan Cesur Haber TV Genel Yayın Yönetmeni Gökhan Gülmez, İkitelli’de maruz kaldığı şiddetin ardından hukuk mücadelesini karakola taşıdı. Profesyonel yayın kamerasını zorla gasp eden ve cihazı sert bir şekilde yere vurarak elektronik aksamına zarar veren saldırganların, ifade sürecinde de yalan beyanlara sarıldığı ortaya çıktı.
İFTİRA VE YALAN BEYANLA SUÇ DOSYALARI KABARDI
Olayın faili olan şahıslar, emniyette verdikleri ifadelerde gerçekleri çarpıtarak Gökhan Gülmez’e yönelik asılsız iddialarda bulundular. Bu durum, saldırganların TCK karşısındaki kendi sicillerine yeni ve ağır suçlar ekledi:
SALDIRGANLARIN YARGILANIRKEN OLASI HUKUKİ DOSYASI , 5 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
Olayın sadece bir engelleme değil, bir “kuşatma” ve “gasp” niteliği taşıması, Türk Ceza Kanunu’nun en ağır maddelerini devreye soktu:
Mala Zarar Verme (TCK 151): Basın mensubunun görevi başındayken , Kamerasının zorla elinden alınıp bir kaç metre uzağa taşınıp yere sert bir şekilde konması sebebiyle darbe alması sonucu ses ve görüntü elektronik sisteminin bozulması nedeniyle failler 3 yıla kadar hapis istemiyle yargılanacaktır.
Haberleşmenin Engellenmesi (TCK 124): Basın mensubunun mesai saati içersinde görevli olduğu haber faaliyetini kaba kuvvetle durdurmanın karşılığı 2 yıla kadar hapistir.
GÖKHAN GÜLMEZ: “HÜRRİYETİMİZİ DE KAMERAMIZI DA SONU NEREYE GİDERSE GİTSİN SAVUNACAĞIZ ”dedi.
Karakolda geçen Tahmini 6- 7 saatlik ifade sürecinin ardından açıklama yapan usta gazeteci Gülmez:
“20 kişi etrafımı sararak sadece çalışmamı değil, hareket etmemi de engellediler. Bu açık bir hürriyeti tahdit suçudur. Kameramızı elimizden zorla alıp yere vurarak elektronik sistemini bozmakla bizi susturabileceklerini sandılar. Üstelik karakolda attıkları iftiralarla suçlarını örtmeye çalışıyorlar. Ancak elimizdeki teknik veriler ve kanun maddeleri açık.
Fiziksel bir darp yaşanmamış olsa da, bir gazetecinin etrafını sarıp hakretler edilmesi görevinin yapmasının engellenmesi , Televizyon kanalımızın ekipmanına yapılan bu saldırı ve atılan iftiralar doğrudan basın özgürlüğüne yapılmıştır. Hem gasp edilen ekipmanımızın hem de atılan iftiraların hesabını tek tek kanun ve yasal haklarımızı kullanarak sonuna kadar kullanacağız .”
YORUM YAZ