İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Hüseyin Gün ve Merdan Yanardağ hakkında yürütülen "siyasal casusluk" soruşturmasında kritik bir aşamaya gelindi. Hazırlanan iddianame, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
20 Yıla Kadar Hapis İstemi
Görevinden uzaklaştırılan ve tutukluluk hali devam eden Ekrem İmamoğlu ile birlikte diğer üç şüpheli hakkında ağır cezalar talep ediliyor:
Suçlama: Siyasal casusluk.İstenen Ceza: Şüpheliler hakkında 15'er yıldan 20'şer yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Kapsam: Soruşturma dosyasında, siyasal faaliyetler ile casusluk faaliyetlerinin iç içe geçtiği iddialarına yer veriliyor.
İlk Duruşma 11 Mayıs'ta
İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte yargılama süreci resmen başlıyor. Mahkeme, davanın ilk duruşma tarihini 11 Mayıs 2026 olarak belirledi.
Davanın Sanıkları:
Ekrem İmamoğlu: Görevinden uzaklaştırılan İBB Başkanı.
Necati Özkan: Stratejist ve yazar.
Hüseyin Gün: İş insanı.
Merdan Yanardağ: Gazeteci ve yayıncı.
Soruşturmanın Geçmişi
Kamuoyunda büyük yankı uyandıran soruşturma, devletin güvenliğini veya iç/dış siyasal yararlarını ilgilendiren bilgilerin casusluk amacıyla temin edildiği iddiaları üzerine başlatılmıştı. Bu kapsamda tutuklanan sanıkların savunmaları ve dosyaya giren delillerin 11 Mayıs’taki duruşmada detaylı olarak ele alınması bekleniyor.
Mahkeme süreci devam ederken savunma makamından gelecek açıklamalar ve davanın seyri, Türkiye’nin siyasi gündeminde belirleyici bir rol oynamaya devam edecek.
İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen ve 11 Mayıs 2026 tarihinde ilk duruşması görülecek olan "siyasal casusluk" davasının detayları, Türkiye siyasi tarihinde eşine az rastlanır iddiaları barındırıyor. İşte soruşturmanın derinliklerindeki çarpıcı başlıklar ve avukatların ilk savunma hattı:
İddianamenin Kan Donduran Detayları
Savcılık tarafından hazırlanan ve mahkemece kabul edilen iddianamede, Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşlarına yönelik suçlamalar şu üç ana eksende toplanıyor:
Veri Sızıntısı ve "Dark Web" İddiası:
İBB bünyesindeki "İBB Hanem" uygulaması ve diğer veri tabanlarından elde edilen 11 milyon vatandaşın sandık verisi ile 3,7 milyon kullanıcının kişisel ve konum bilgilerinin ele geçirildiği öne sürülüyor.
Bu verilerin, sanıkların talimatıyla internetin karanlık platformu olan **"Dark Web"**e yüklendiği ve yabancı istihbarat servislerine aktarıldığı iddia ediliyor.
Yabancı İstihbarat ile Bağlantı ve Fonlama:
Şüphelilerden iş insanı Hüseyin Gün’ün yabancı ajanlarla temas kurduğu ve yüklü miktarda "kayıt dışı nakit transferi" gerçekleştirdiği ileri sürülüyor.
Bu transferlerin, İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı için bir "siyasi fon" oluşturma amacı taşıdığı iddialar arasında.
Seçim Manipülasyonu:
2019 yerel seçimlerinin, yabancı servislerden alınan teknolojik ve istihbari destekle manipüle edildiği, bu yolla Türkiye siyasetinde gayrimeşru bir nüfuz alanı açılmak istendiği savunuluyor.
Avukatların İlk İtirazları: "Hukuk Trajedisi"
İmamoğlu ve diğer sanıkların avukatları, iddianamenin kabul edilmesinin ardından yaptıkları ilk açıklamalarda dosyayı "uydurma deliller yığını" olarak nitelendirdi:
"Etkin Pişmanlık" İtirazı: Avukatlar, iddianamenin temel dayanağı olan Hüseyin Gün’ün "etkin pişmanlık" kapsamındaki ifadelerinin, baskı altında alındığını ve somut hiçbir belgeyle desteklenmediğini savunuyor.
"Yargı Tacizi" Vurgusu: Savunma makamı, müvekkillerinin daha önce "yolsuzluk" ve "terör" suçlamalarıyla yıpratılmak istendiğini, bunlar tutmayınca "casusluk" gibi ağır ve soyut bir suçlamaya başvurulduğunu belirterek süreci bir "yargı tacizi" olarak tanımladı.
Tutukluluk İtirazı: Sanıkların kaçma şüphesi bulunmadığı ve delillerin zaten toplandığı gerekçesiyle yapılan tahliye talepleri, İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından "suçun mahiyeti ve katalog suç olması" gerekçesiyle reddedildi.
Medya ve Siyaset Ayağı
Merdan Yanardağ ve TELE1: İddianamede, TELE1 kanalının bu faaliyetlerin propaganda ayağını oluşturduğu iddia edilerek kanalın müsaderesi (devlete devri) isteniyor. Yanardağ ise savunmasında, "Ömrüm emperyalizmle mücadeleyle geçti, casusluk suçlaması bir onur kırıcı iftiradır" dedi.
Necati Özkan: İmamoğlu’nun kampanya direktörü olan Özkan, kampanya stratejilerinin "istihbari faaliyet" gibi gösterilmesinin mantık dışı olduğunu savunuyor.
Önemli Not: 11 Mayıs’ta Silivri’de görülecek duruşmada, "itirafçı" olduğu söylenen Hüseyin Gün’ün mahkeme huzurundaki beyanları davanın gidişatı açısından kilit rol oynayacak.
YORUM YAZ